KANSER ERKEN FARKEDİLEBİLİR Mİ ?
KANSER ÖNLENEBİLİR Mİ ?

Tıbbi Onkoloji Klinik Şefi
Kanser, ölümü
çağrıştırdığından ön yargılarla yaklaşılan bir
hastalıktır.
Kanserli hastanın acı
çekerek ölmesinden korkulur.
İnsan, iyi bilmediği
şeyden korkar.
Kanser konusunda
bilgi arttıkça korkular dağılır.
Kanser, korkulması gereken bir
hastalıktan ziyade korunulması gereken bir hastalıktır.
Çünkü, erken teşhis ile kanser şifa
bulur; kansere neden olan unsurlar bertaraf edilirse
insan kansere yakalanmaz.
Kanser hastalığında, erken
teşhis ile şifa elde edilir.
Erken tanı için aşağıdaki maddeler
dikkat etmelidir:
1- Uzun süre
kapanmayan yaralar
2- Bir aydan uzun
süren öksürük veya ses kısıklığı
3- Siğil veya
benlerin hızlı büyümesi, değişiklik göstermesi
4-Devamlı hazımsızlık
veya yutma zorluğu
5- Meme veya diğer
organlarda hissedilen şişlikler
6- Beklenmeyen
kanamalar
7- Dışkılama
alışkanlığında değişme
8- Nedeni
açıklanamayan ateş ve zayıflama
Bu sekiz maddeye dikkat edilerek
kendisinde bunların olduğundan şüphe eden kişiler vakit
kaybetmeden bir Sağlık Kuruluşuna gidip gerekli muayene
ve tetkikler yaptırılırsa kanserin erken yakalanmasına
katkıda bulunmuş olur.
Ayrıca:
-Ailesinde kanser olanlar erken
yaşlarda tetkikten geçmeli ve daha dikkatli olmalıdır.
-Yaşı 40’a gelen kadınlar
mamografi, meme-USG, doktor muayenesi yaptırmalı ve
kendi-kendini muayeneyi öğrenmelidir.
-Yaşı 50 olan erkek ve kadınlar
kalın barsak kanseri yönünden araştırılmalıdır.
-Yaşı 55 olan erkekler prostat
kanseri taraması yaptırmalıdır.
-Doğum yaşına gelen her kadın
yıllık kadın-doğum muayenesi ve smear testi
yaptırmalıdır.
Bu yaklaşımlarla, kanser erken
teşhis edilerek hasta kurtarılır.
Öte yandan kanser teorik olarak %85
ve pratik olarak %60 önlenebilir bir hastalıktır.
Sigara
içmeyerek kanserlerin %35-40’ı önlenir.
Sağlıklı gıda,
taze sebze-meyve tüketerek, spor ve
fiziksel aktivite yaparak, vücudu aşırı yormadan,
stresi yenerek, muntazam uyuyarak, hafta
sonları istirahat ve her yıl tatil
yaparak kanserden %30-45 oranında kurtulmak (yani
kanser olmamak) mümkündür. İşyeri sağlığı,
yaşadığımız çevrenin, kullandığımız su ve
havanın sağlıklı olmasına özen göstermeliyiz.
*Sıcak çay ve çorbalar acele ile
hızlı olarak içilmemelidir (yemek borusu kanseri yapar).
*Gıdalar uzun süre tuzlu ortamlarda
saklanmamalıdır.
*Gıdaları saklamak için buzdolabı
ve derin dondurucu kullanılmalıdır.
*Etler yakılmadan pişirilmelidir.
*Posalı gıdalar tüketilmelidir.
*Bol su içilmelidir.
*Hazır gıdalardan kaçınılmalıdır.
*Günde 400 gr sebze-meyve
tüketilmelidir.
Batı toplumları 3 öğün sebze yemeği
ve 2 ara öğün meyve önermektedir.
Bu gibi basit uygulamalarla,
masrafsız yaklaşımlarla hem sağlıklı yaşarız hem de
kanserden korunmuş oluruz.
Ölüm kaçınılmazdır, ancak
hastalıklar önlenebilir.
KANSER VE BESLENME
A-
BESLENME YOLUYLA KANSERİN ÖNLENMESİ
- Günde en az 400 gram taze sebze
ve meyve tüketilmeli (mevsimsel, 3 öğün sebze yemeği
ve 2 öğün meyve şeklinde olabilir).
- Taze sebze ve meyveler
antioksidan özellik taşırlar.
- Taze sebze ve meyveler vücutta
stres ve başka nedenlerle oluşan toksinleri bertaraf
ederek hücrelerin tümörleşmesini önlerler.
- Vücudumuzda her gün 100-200
hücre toksinlerin etkisiyle tümörleşme eğilimine
girer.
- Anti-oksidan özellik taşıyan
sebze ve meyveler bu zararlı toksinleri yok ederek
hücrelerimizin kanserleşmesini önler.
- Ülkemizde yetişen sebze ve
meyveler yeterince anti-oksidan özellik taşır.
- Ekzotik sebze ve meyvelere gerek
yoktur.
- Kişilerin alışkanlıkları da
önemlidir. Alışık olmadığımız sebze ve meyveleri yemek
için kendimizi zorlamamıza gerek yoktur (Örnek:
Ülkemizde yeterince lahana çeşidi varken illa da
Brüksel lahanası aramamız abesle iştigaldir).
- Fazla yağlı yememek,
- Katı yağ kullanmamak,
- Et tüketimini azaltmak,
- Eti yakmadan yemek,
- Besinlerin uzun süre tuzlu
ortamlarda saklanmaması,
- Gıdaların tütsülenmemesi,
- Kızartma yağının tekrar tekrar
kullanılmaması.
B-
KANSER HASTASINDA BESLENMENİN ÖNEMİ
- Kanser ortaya çıktıktan sonra
hiçbir beslenme şekli ve hiçbir besin kanseri
geriletemez ve yok edemez !
- Yapılan bilimsel çalışmalarda
tümör oluştuktan sonra ne meyveler, ne vitaminler ne
de elektrolitler etkili olmamışlardır.
- Bunların etkisi hücreler
tümörleşme eğilimine girdiği zamandır. Bunun için
sağlıklı iken taze sebze ve meyve yeterince
tüketilmeli ve sağlığımız korunmalıdır !
- Kanser teşhisinden sonra sebze,
meyve ve vitamin ile tümör tedavisi bilimsel olarak
mümkün değildir.
- Bilim dışı yollarla çeşitli
besin veya otlar veya çaylarla tedavi yolu aramak
kendimizi kandırmaktır.
- Tedavi olduğunu zannederek fazla
miktarda ot, çay veya ekstre yiyen-içen kanser
hastalarında karaciğer hasarı ve yetmezliği, böbrek
hasarı ve yetmezliği gibi hayati zararlar ortaya
çıkmaktadır.
C-
KANSER TEDAVİSİ ALAN HASTALARDA BESLENME ÖZELLİKLERİ
- Kanser tedavisi çerçevesinde
KEMOTERAPİ alan hastalara yönelik illa almaması veya
almaması gereken bir besin yoktur.
- Dikkat edilmesi gereken konu
hastanın zayıflamaması, enerjisiz kalmamasıdır.
- Dengeli ve yeterli beslenme
hasta olmayan kişilerde olduğu gibi şarttır.
- Dengeli beslenemeden kasıt;
karbonhidrat, protein ve yağ olarak alması gereken
miktarları almasıdır.
- Kanser hastasında karaciğer
tutulumu varsa, karaciğeri korumaya yönelik bir
beslenme rejimini tedavi eden hekim önerir.
- Kanser hastasının böbreği
bozulmuşsa onu korumaya yönelik proteinden fakir diyet
önemlidir.
- Kanser hastasında kalp
yetmezliği veya solunum yetmezliği varsa hastaya fazla
volüm yüklemekten kaçınmak gerekir.
- Kemoterapi alan hasta normal
şartlarda bol sıvı alır.
- Kemoterapi hap şeklinde ise süt
ile alınmamasına özen gösterilir, yemek ile eş zamanlı
alımı konusunda tabletin özelliğine göre doktor
gereken uyarıyı yapar.
- Kemoterapötik maddelerin
vücuttan hızlı atılması konusunda ek bir beslenme
rejimine gerek yoktur. Hastanın ve hastalığın
özelliğine göre tedavi eden hekim bu konuda gerekli
tedbirleri zaten alır.
D-
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN BAŞKA NELER YAPILABİLİR
- Kanserden korunmak için sigara
kesinlikle içilmemelidir
- Her gün 1 saat, kişi kendisine
uygun sporu yapmalıdır
- Her gün spor yapamayanlar hafta
sonları mutlaka en azından hızlı yürüyüş şeklinde spor
yapmalıdır. Spor ile vücutta biriken toksinler dışarı
atılır, vücut kendini yeniler, zindelik kazanır
- Her gün en az 5 saat
(alışkanlıklar çerçevesinde 5-8 saat) kaliteli
uyumalıdır. Vücutta sabah kalkıldığında tam dinlenmiş
hissi olmalıdır. Vücutta biriken zararlı maddeler
(kanserleşmeye yol açan) uykuda bertaraf edilir.
- Yıllık tam bir tatil veya kısa
süreli aralıklı geziler yapılmalıdır. Vücudun ve
zihnin dinlenmesi için bu gereklidir.
- Fazla kilolu olmaktan
kaçınılmalıdır. Vücut-kitle indeksi 25’in altında
olmalıdır.
- Stresle baş etmeyi öğrenmeli ve
ona yenilmemelidir !
Kafanıza takılan şeyleri, şüpheli
durumları doktorunuza danışmaktan geri durmayınız !
Herkese sağlıklı bir hayat
diliyorum.
|