ONKOLOJİ

 
KANSER ERKEN FARKEDİLEBİLİR Mİ ?
KANSER ÖNLENEBİLİR Mİ ?

Prof Dr Mustafa ALTINBAŞ
                                                              Tıbbi Onkoloji Klinik Şefi
 
Kanser, ölümü çağrıştırdığından ön yargılarla yaklaşılan bir hastalıktır.
Kanserli hastanın acı çekerek ölmesinden korkulur.
İnsan, iyi bilmediği şeyden korkar.
Kanser konusunda bilgi arttıkça korkular dağılır.

Kanser, korkulması gereken bir hastalıktan ziyade korunulması gereken bir hastalıktır.

Çünkü, erken teşhis ile kanser şifa bulur; kansere neden olan unsurlar bertaraf edilirse insan kansere yakalanmaz.

Kanser hastalığında, erken teşhis ile şifa elde edilir.

Erken tanı için aşağıdaki maddeler dikkat etmelidir:

1- Uzun süre kapanmayan yaralar
2- Bir aydan uzun süren öksürük veya ses  kısıklığı
3- Siğil veya benlerin hızlı büyümesi, değişiklik göstermesi
4-Devamlı hazımsızlık veya yutma zorluğu
5- Meme veya diğer organlarda hissedilen şişlikler
6- Beklenmeyen kanamalar
7- Dışkılama alışkanlığında değişme
8- Nedeni açıklanamayan ateş ve zayıflama 

Bu sekiz maddeye dikkat edilerek kendisinde bunların olduğundan şüphe eden kişiler vakit kaybetmeden bir Sağlık Kuruluşuna gidip gerekli muayene ve tetkikler yaptırılırsa kanserin erken yakalanmasına katkıda bulunmuş olur.

Ayrıca:

-Ailesinde kanser olanlar erken yaşlarda tetkikten geçmeli ve daha dikkatli olmalıdır.

-Yaşı 40’a gelen kadınlar mamografi, meme-USG, doktor muayenesi yaptırmalı ve kendi-kendini muayeneyi öğrenmelidir.

-Yaşı 50 olan erkek ve kadınlar kalın barsak kanseri yönünden araştırılmalıdır.

-Yaşı 55 olan erkekler prostat kanseri taraması yaptırmalıdır.

-Doğum yaşına gelen her kadın yıllık kadın-doğum muayenesi ve smear testi yaptırmalıdır.

Bu yaklaşımlarla, kanser erken teşhis edilerek hasta kurtarılır.

Öte yandan kanser teorik olarak %85 ve pratik olarak %60 önlenebilir bir hastalıktır.

Sigara içmeyerek kanserlerin %35-40’ı önlenir.
Sağlıklı gıda, taze sebze-meyve tüketerek, spor ve fiziksel aktivite yaparak, vücudu aşırı yormadan, stresi yenerek, muntazam uyuyarak, hafta sonları istirahat ve her yıl tatil yaparak kanserden %30-45 oranında kurtulmak (yani kanser olmamak) mümkündür. İşyeri sağlığı, yaşadığımız çevrenin, kullandığımız su ve havanın sağlıklı olmasına özen göstermeliyiz.

*Sıcak çay ve çorbalar acele ile hızlı olarak içilmemelidir (yemek borusu kanseri yapar).

*Gıdalar uzun süre tuzlu ortamlarda saklanmamalıdır.

*Gıdaları saklamak için buzdolabı  ve derin dondurucu kullanılmalıdır.

*Etler yakılmadan pişirilmelidir.

*Posalı gıdalar tüketilmelidir.

*Bol su içilmelidir.

*Hazır gıdalardan kaçınılmalıdır.

*Günde 400 gr sebze-meyve tüketilmelidir.

Batı toplumları 3 öğün sebze yemeği ve 2 ara öğün meyve önermektedir.

Bu gibi basit uygulamalarla, masrafsız yaklaşımlarla hem sağlıklı yaşarız hem de kanserden korunmuş oluruz.

Ölüm kaçınılmazdır, ancak hastalıklar önlenebilir.

 

KANSER VE BESLENME

A- BESLENME YOLUYLA KANSERİN ÖNLENMESİ

  • Günde en az 400 gram taze sebze ve meyve tüketilmeli (mevsimsel, 3 öğün sebze yemeği ve 2 öğün meyve şeklinde olabilir).
  • Taze sebze ve meyveler antioksidan özellik taşırlar.
  • Taze sebze ve meyveler vücutta stres ve başka nedenlerle oluşan toksinleri bertaraf ederek hücrelerin tümörleşmesini önlerler.
  • Vücudumuzda her gün 100-200 hücre toksinlerin etkisiyle tümörleşme eğilimine girer.
  • Anti-oksidan özellik taşıyan sebze ve meyveler bu zararlı toksinleri yok ederek hücrelerimizin kanserleşmesini önler.
  • Ülkemizde yetişen sebze ve meyveler yeterince anti-oksidan özellik taşır.
  • Ekzotik sebze ve meyvelere gerek yoktur.
  • Kişilerin alışkanlıkları da önemlidir. Alışık olmadığımız sebze ve meyveleri yemek için kendimizi zorlamamıza gerek yoktur (Örnek: Ülkemizde yeterince lahana çeşidi varken illa da Brüksel lahanası aramamız abesle iştigaldir).
  • Fazla yağlı yememek,
  • Katı yağ kullanmamak,
  • Et tüketimini azaltmak,
  • Eti yakmadan yemek,
  • Besinlerin uzun süre tuzlu ortamlarda saklanmaması,
  • Gıdaların tütsülenmemesi,
  • Kızartma yağının tekrar tekrar kullanılmaması.

B- KANSER HASTASINDA BESLENMENİN ÖNEMİ

  • Kanser ortaya çıktıktan sonra hiçbir beslenme şekli ve hiçbir besin kanseri geriletemez ve yok edemez ! 
  • Yapılan bilimsel çalışmalarda tümör oluştuktan sonra ne meyveler, ne vitaminler ne de elektrolitler etkili olmamışlardır.
  • Bunların etkisi hücreler tümörleşme eğilimine girdiği zamandır. Bunun için sağlıklı iken taze sebze ve meyve yeterince tüketilmeli ve sağlığımız korunmalıdır !
  • Kanser teşhisinden sonra sebze, meyve ve vitamin ile tümör tedavisi bilimsel olarak mümkün değildir.
  • Bilim dışı yollarla çeşitli besin veya otlar veya çaylarla tedavi yolu aramak kendimizi kandırmaktır.
  • Tedavi olduğunu zannederek fazla miktarda ot, çay veya ekstre yiyen-içen kanser hastalarında karaciğer hasarı ve yetmezliği, böbrek hasarı ve yetmezliği gibi hayati zararlar ortaya çıkmaktadır.

C- KANSER TEDAVİSİ ALAN HASTALARDA BESLENME ÖZELLİKLERİ 

  • Kanser tedavisi çerçevesinde KEMOTERAPİ alan hastalara yönelik illa almaması veya almaması gereken bir besin yoktur.
  • Dikkat edilmesi gereken konu hastanın zayıflamaması, enerjisiz kalmamasıdır.
  • Dengeli ve yeterli beslenme hasta olmayan kişilerde olduğu gibi şarttır.
  • Dengeli beslenemeden kasıt; karbonhidrat, protein ve yağ olarak alması gereken miktarları almasıdır.
  • Kanser hastasında karaciğer tutulumu varsa, karaciğeri korumaya yönelik bir beslenme rejimini tedavi eden hekim önerir.
  • Kanser hastasının böbreği bozulmuşsa onu korumaya yönelik proteinden fakir diyet önemlidir.
  • Kanser hastasında kalp yetmezliği veya solunum yetmezliği varsa hastaya fazla volüm yüklemekten kaçınmak gerekir.
  • Kemoterapi alan hasta normal şartlarda bol sıvı alır.
  • Kemoterapi hap şeklinde ise süt ile alınmamasına özen gösterilir, yemek ile eş zamanlı alımı konusunda tabletin özelliğine göre doktor gereken uyarıyı yapar.
  • Kemoterapötik maddelerin vücuttan hızlı atılması konusunda ek bir beslenme rejimine gerek yoktur. Hastanın ve hastalığın özelliğine göre tedavi eden hekim bu konuda gerekli tedbirleri zaten alır.

D- KANSERDEN KORUNMAK İÇİN BAŞKA NELER YAPILABİLİR

  • Kanserden korunmak için sigara kesinlikle içilmemelidir
  • Her gün 1 saat, kişi kendisine uygun sporu yapmalıdır
  • Her gün spor yapamayanlar hafta sonları mutlaka en azından hızlı yürüyüş şeklinde spor yapmalıdır. Spor ile vücutta biriken toksinler dışarı atılır, vücut kendini yeniler, zindelik kazanır
  • Her gün en az 5 saat (alışkanlıklar çerçevesinde 5-8 saat) kaliteli uyumalıdır. Vücutta sabah kalkıldığında tam dinlenmiş hissi olmalıdır. Vücutta biriken zararlı maddeler (kanserleşmeye yol açan) uykuda bertaraf edilir.
  • Yıllık tam bir tatil veya kısa süreli aralıklı geziler yapılmalıdır. Vücudun ve zihnin dinlenmesi için bu gereklidir.
  • Fazla kilolu olmaktan kaçınılmalıdır. Vücut-kitle indeksi 25’in altında olmalıdır.
  • Stresle baş etmeyi öğrenmeli ve ona yenilmemelidir !

Kafanıza takılan şeyleri, şüpheli durumları doktorunuza danışmaktan geri durmayınız !

Herkese sağlıklı bir hayat diliyorum.